MAD
Özgür İnsan

ISBN:978-9944126199
236 sayfa, 2. hamur
Baskı Tarihi: Mayıs 2007 / İstanbul
Yayınevi: Ciniusyayınları, İstanbul

http://www.ciniusyayinlari.com


 

 

 Eğer anlattıklarımı öğrenemezsen rahip olmayı nasıl başaracaksın? Varoluş hikâyesini
yeni baştan tekrarlıyorum, kulağını iyice aç ve beni dinle!


“Her şey, o soruyla başladı: Gökyüzünde, tanrıların bahçesinde yaşayan insanlar, ellerindeki arpa tohumlarını bahçeye ektiklerinde yeşerip filizlendiğini gördüler. Küçük tohumların büyüsünü gören insanlar, daha sonra, o, her gün gördükleri elmaların tohumunu düşündüler. Onlar, elmalara hiç benzemiyordu. Gördükleri hiçbir meyve, ağaç ve yeşillik tohumuna benzemiyordu. Elmaya bakan kimse, asla tohumunu, tohuma bakan kimse de asla elmayı hayal edemezdi. Tohum nerede, elma neredeydi! Ağaçların kökleri, dalları, yaprak ve meyveleri vardı. Bütün bunlar onlara hiç benzemeyen birer tohumun eseriydi. Bu hevesle Tanrıların bahçesinde tüm otların tohumunu buldular. Bunun üzerine tanrılardan bir kısmı insanların bu meraklarından kaygılandılar. İnsanın bir gün bu merakla tanrıların tohumunu da öğrenmesinden korktular. Tartışan Tanrılar aralarında bu sırrı insanlardan gizleme kararı aldılar. O sırrı korumak için de ‘Bu sizin merakınızın cezasıdır! Eğer bu meraklarınızdan vazgeçmezseniz, yeryüzünde de kötü büyülerle cezalandırılmaya devam edeceksiniz!' diyerek insanları buraya gönderdiler ve işte o gün insanların yeryüzündeki yazgısı başlamış oldu.İnsanı yeryüzünde yazgısıyla baş başa bırakıp ilgilenmeyen göğün Tanrıları, onları kötü büyülerden korumak için de herhangi bir şey yapmamayı tercih ettiler.

Uzun yıllar sonra yalnızca Tanrıça Ninhursag insanlara acıdı ve onlarla birlikte yaşamayı seçti. Bir kaya içinde saklanarak yeryüzüne indi ve Arge'ye geldi. Ninhursag insanları sevdi, onlara kötü büyülerden korunmayı ve çıkardıkları madenlerden aletler yapmayı öğretti. Evet, dediğim gibi yeryüzünde insanların yazgısı Arge'de başladı.”