Matthias Conrath



Şiir


İbrahim Emre



Cancağızım
Buralar kış şimdi,pencereler buğulu
hani sobamda yanmıyor adam akıllı,
kış ortası,ama bahar yağmuru gibi şimdi gözyaşım,
olmasa bir bardak demli çayım,
birde dert küpü cigaram olamasa,
ben, kime dert yanarım cancağazım?


Biliyomusun artık gülmüyorum eskisi gibi
eskisi gibi bakmıyorum kendime,
aynalarmı bize dargın yoksa,

bizmi aynalara bilmem ama,
karsılaşmaz olmuşuz gittiğinden beri,
saçlar taranmaz ayakkabılar boyanmaz olmuş
üzerime giydiğim tekşey ;
hasretin renginde bir hicran elbisesi...


Susuyorum gittiğinden beri,
Ve artık çıkmıyorum eskisi gibi,
bir hayalin çalıyor kapımı,birde bizim Musatafa,
bugün yine gel ve sordu neyin var diye,
neyin var be oğlum suskunsun yine,
o”da biliyordu ya,çok şey vardı suskunluğumda,
bir yanım aşk idi öbür yanım hicran
ve bir şarkı dudağımda yarım kalan
halbuki çok şey vardı;
mesela sen yoktun,mesela ellerin,
mesela kahve gözlerin,paramda yoktu hani,
çok şey vardı da sen yoktun cancağazım...

Buralar kış şimdi,pencereler buğulu,
hani sobamda yanmıyor adamakıllı,
ve sen getirmiş olmasanda,
bir bardak demli çayım
ve dert küpü cigaram yine yanımda...


Ve ben suskunum cancağazım,
ve ben çok yorgunum,
bak yanıyor uykuya dargın gözlerim
ve ağlıyor rüzgara emanet mahsun yüreğim
ama, ama sen yoksun cancağazım...


Gittin,kış ortası;
ve yine dalgalı dertlerin deryası
ve herşey aynı bıraktığın gibi gözü yaşlı
değişen tek şey var cancağazım,
ben hicrana nikahlı sen ellere nişanlı...